Van Kahvaltı Sofrası (Aksaray – Fatih)
Doyurucu ve lezzetli bir Türk kahvaltısı özleminde olanlar… Van Kahvaltı Sofrası tam size göre. Üstelik bal-kaymaklı, sucuklu yumurtalı ve bir çok özel yöresel spesiyallerin bulunduğu “Van Kahvaltı Sofrası Special” (Haziran 2009 itibarıyla) kişi başı sadece 30 TL. Fatih İstanbul ,
Bakır Sahanda Yumurta ve Bal-Kaymak Keyfi Kahvaltı günümün en önemli parçasıdır. Yapmadan evden dışarı çıkmam ya da bir şeylere başlamam. Hele ki gerçekten şöyle keyifle uzun uzadıya özenle hazırlanmış bir sofra da olursa hiç mi hiç dayanamam. İşte Van kahvaltı sofrasıyla tanışmam İstanbul’a daha yeni gelmiştim o zaman ve benim tam tersim kahvaltıyı öylece ufak tefek şeyle geçiştiren arkadaşıma illa kahvaltı etmek istediğimi söylememle onun da tek gittiği ve oturduğu yer olarak buraya götürmesiyle oldu. Masada gerçekten yok yoktu ki hatta bakır sahanda yumurta ve bal kaymak ikilisinin keyfini İstanbul’da o güne kadar yapamamıştım. Kesinlikle gidip oturup o demlenmiş çayın yanında mis gibi taptaze bu güzelliklerin keyfini çıkarmalısınız. Birkaç yerde daha şubesi var o yüzden illa bize uzak demeyin…
Radika ( Koşuyolu – Kadıköy)
İstanbul’da Ege atmosferini yaşamak ve mutfağını tatmak isteyenler için çok özel bir mekân. Pazar sabahı Radika’nın sevimli bahçesinde oturun, Ege lezzetlerinden oluşan muhteşem kahvaltısını tadın. Üstelik sınırsız çay dahil serpme kahvaltı (nisan 2010 itibarıyla) sadece 25 TL.
Bozcaada ve Ege aşıkları Hem özel günlerinizde hem de herhangi bir bahane olmadan kız arkadaşınız, eşinizle ve hatta erkek erkeğe bile gidebileceğiniz bir mekan burası. Özellikle benim gibi Ege Mutfağına, hele hele Bozcaada’ya aşıksanız kesinlikle kaçırmayın derim. Kadıköy,Üsküdar ve civarında oturanlar için ideal. Ortamı Ege sadeliğinde döşenmiş. Bu mekana çok sıcak ve şirin bir hava katıyor. Kışın şöminesi yanıyor. Yazın ise açık bahçesine karşı oturabiliyorsunuz. Daha ne olsun! Unutmadan.
Ev-Ce ( Sapanca – Adapazarı)
Ev-Ce’nin üretim tesisleri görevini de gören bu geniş alana yayılmış yemyeşil çiftlikte, haftasonları 10 ile 14 arası muhteşem bir kahvaltı sunuluyor. Açık büfe bir brunch’ın çeşit zenginliğini kesinlikle aratmayan bu kahvaltıda 10′un üzerinde çeşit peynirin, ev yapımı reçellerin, omlet, menemen ve nice parmak yalatan ev yapımı lezzet harikasının güleryüzlü personel tarafından aralıksız olarak ve taze taze masanıza servis edilmesi konforu da zirveye taşıyor. İstanbul’a sadece 1 saat uzaklıktaki Sapanca’da bulunan bu mekânda kahvaltının ücreti (nisan 2010 itibarıyla) sadece 30 TL. Yaz kış demeyin, tercih edin!
Köy Kahvaltısı Öncelikle İstanbul’dan saat 09:00 sularında hadi gidelim Sapanca’da kahvaltı yapalım kararı vermemiz ve saat 10:30′da Ev-Ce’de ilk çaylarımızı yudumlamaya başlamamız arasında geçen yaklaşık bir buçuk saatlik yolculuk son derece keyifliydi. Mevsim yavaş yavaş bahara dönüyor olmasına rağmen Sapanca’ya vardığımızda hava son derece soğuk ve hafif yağmurluydu. Güzel bir bahçenin etrafına serpiştirilmiş tek katlı kulübelerden birine yerleştirdi mekan sahibi bizi. Biraz geç varmış olmamız şömine başındaki masayı kaçırmamız ile sonuçlandı, ancak bir dahaki sefer için gözümüze kestirdik o masayı. Serpme denilen yöntem ile masamıza pek çok kahvaltılık yağmaya başladı bir süre sonra. Bütün ürünler de kendi üretimleri ve hemen girişte bulunan küçük kulübede bu ürünleri satın alıp evinize götürebiliyorsunuz. Genel olarak kahvaltılık malzemeleri değerlendirirsek eğer süt işleri ve kendi imalatları olan reçeller, ezme, acuka, yoğurtlu ıspanak, patlıcan salatası, havuç salatası, patlıcan salatası gibi ürünler son derece başarılıydı. İçecek olarak masanıza bir demlik çay ve bir sürahi mevsime göre değişen şerbet koyuyorlar ki bize denk gelen vişne şerbeti çok başarılıydı. Kendi adıma yumurta konusunda biraz başarısız buldum. Menemen ve sucuklu yumurta denedik ki ikisi de vasattı maalesef. Bol ve çeşitli alternatif ekmekler ve özellikle mısır ekmeği de İstanbul’da denk gelinemeyecek kadar güzeldi. Sonuç olarak Sapanca’ya gidiliyorsa eğer yol üzerinde keyifli bir kahvaltı için ideal bir mekan.
Asmaaltı Restaurant (Sarıyer – Garipçe Köyü)
Garipçe köyü, İstanbul sınırları içerisinde bir Karadeniz köyüdür. Asmaaltı ise bu köy atmosferinde aileden biriymişsiniz gibi özenle hizmet alacağınız, zengin açık büfe kahvaltı seçenekleriyle Karadeniz lezzetlerine doyabileceğiniz, yemyeşil bahçeli bir aile işletmesidir.
Şirin bir köyde kahvaltı İstanbul’un içinde Karadeniz havası alıyorsunuz. Hemen hemen tamamını Karadeniz halkının oluşturduğu çok şirin, çok yeşil bir Karadeniz köyü. Halkı çok cana yakın köyün sokaklarında dolaşırken gülümseyen ve sohbet etmek isteyen sıcak insanlarla karşılaşıyorsunuz. Fotoğraf çekmek isterseniz poz veriyorlar. Köy meydanında Karadeniz’e özgü peynir ve yöresel yiyecekler satılıyor. Sahilde cafe ve balık restoranları var. Sahile yakın ama biraz iç kısımda kalan bahçe içerisinde Asmaaltı adında Karadenizli bir ailenin işlettiği güzel bir mekan var. Kendinizi evinizde hissediyorsunuz. Zengin açık büfe kahvaltısı eşliğinde yöresel tatları da tadabiliyorsunuz. Çay demlikle masanıza geliyor. Tabağınızı açık büfeden kahvaltılıklarla dolduruyorsunuz. Ev poğaçası, ev keki ve çeşitli hamur işleri de mevcut. Daha sonra masanıza seçtiğiniz şekilde “sahanda, menemen” yumurtanız geliyor. Fırından yeni çıkmış mısır ekmeği, dumanı tüten mıhlama, bal kaymak da var. Ev sahipleri çok sıcakkanlı, kahvaltınıza ara verip yürüyüşe çıkmak isterseniz dönüşte aynı masada kahvaltınıza devam edebiliyorsunuz. Bu kadar toleranslılar. Fiyat olarak da çok uygun, lüks ve gösteriş arayanlara tavsiye etmem ev yapımı reçeller mükemmel. Farklı bir gün geçirmek isterseniz denemenizi tavsiye ederim. Ulaşım özel araba veya kalkış noktasını sarıyer olan minübüsler yada belediye otobüsü ile de sağlanabilir.
Cafe Zanzibar – Caddebostan
İki kişiyi rahat rahat doyurabilecek “Kahvaltı Tabağı”nın yanına tercihinize göre omlet çeşitlerinden ya da frambuazlı kaymaklı Pancake’lerden ilave yaptırabilirsiniz. Zanzibar’da bir çok açık büfe brunch mekânına alternatif, çok özel tatlar ve nezih bir ortam sunuluyor.
Kışın kış bahçesi Köşkün içerisi de çok güzel ama özellikle kış bahçesi içinde kahvaltı inanılmaz. öyle tahmin edilebileceği gibi inanılmaz, uçuk fiyatları da yok. Şık sunumların içinde uzun uzun edeceğiniz pazar kahvaltısını hiç unutamayacaksınız. Eskiden bu köşk ve çevresi Amerikan Kızlar Kampı olarak hizmet veriyormuş. Deniz ve yeşil doğanın öpüştüğü ve ailemin anılarını da yaşatan bu keyifli mekan benim sık ziyararet ettiğim yerlerden biri. Bahar ve yaz aylarında mavi, yeşil ve hayallerinizle başbaşa kalmak istediğinizde, ya da arkadaşlarınızla muhabbet etmek, aynı zamanda da harika yiyecekler ve içecekler tatmak duygusunu hissettiğinizde, buyrun buraya. Ucuz mekana gidecek kadar zengin değilim diyorsanız burası size uyar.
Kale Cafe (Rumeli Hisasrı)
Boğaz’da Kahvaltı’nın Top 5′ine girebilecek bu mekânda bal kaymak, menemen, omlet, sucuklu yumurta, gözleme gibi Türk usulü kahvaltı adına ne ararsanız bulabilirsiniz. Daha fazla lafa gerek yok, Pazar kahvaltısı sırası Denizin dibinde salaş bir kahvaltı mekanı. Fiks fiyata doyurucu porsiyonlarda serpme usulü kaliteli kahvaltılık ürünler. Ekmek çeşitleri ve sınırsız çay mevcut; ama mutlaka çiğ börek, paçanga, hellim peyniri, sahanda sucuklu yumurta illa ki söylenir. En son olarak bal kaymakla iştah açıcı boğaz havası eşliğinde yemeğe devam edilir. pazar günleri yer bulursanız.
Maria’nın Bahçesi (Küçükyalı Sahil Yolu No:102 Maltepe)
İstanbul içerisinde bir Ege bahçesi. Meyve ağaçları ve çiçek kokuları iştahınızı açacak. Çam ağaçlarının gölgesinde leziz ve sağlıklı kahvaltınızın keyfini çıkartacaksınız. Ev yapımı reçeller, çok özel Ege peynirleri.
Muhteşem Brunch! Maria’nın bahçesinde herşeyden daha uzak, izole ve huzur dolu olamazsınız gibi… Hele pazar sabahları saat 11 gibi brunch’a başlarsanız temin ediyorum 3′ten önce de kalkamazsınız
Sizinle hep hergün ordaymışsınız gibi ilgilenirler. Yediğiniz herşey çok lezzetlidir… Limonatanız, portakal suyunuz ve herşeyi yediğinizden emin olduklarında Türk kahveniz güleryüzle servis edilir. Sanki büyükanneniz yapmış gibi onlarca ev reçeli içeride sizi seçim için zorlar… Çok fazla çeşit vardır ve asla tek seferde karar veremezsiniz zaten tek sefere ihtiyacınız yoktur çünkü o ambiyans sizi akşama kadar orda tutabilir… Hele bahardaysanız muhteşem… Eve dönmek istemeyeceksiniz.
Josefine Cafe & Backerei ( Feneryolu – Kadıköy)
Alman ekmeklerini özleyenler için Sabah kahvaltısı veya çay saati için tatlı tuzlu çörek isteyenler için çok uygun bir yer. Fiyat ve kalite birbirine denk demek isterdim ama o kadar pahalıya o kadar kalitesiz şeylere raslanıyorki diyemiyorum. Bence çörekleri pastaları beyaz fırın, pelit ayarında ama fiyatları onlarınkinden çok daha uygun. Asıl ekmek çeşitleri dikkat çekici. Almanyada bulunanlar varsa mutlaka oranın Brötchenlerini özlüyorlardır. Ve evet burda bulmak mümkün. Sabahları 7 de açılıyormuş burası, dolayısı ile sabah erken kalkanlar içinde bir alternatif. Bu arada kahvesininde güzel olduğunu eklemeden geçemicem. Genelde bu tip yerlerde güzel çörekler yiyip kötü çay ve kahveler içilir. Ama sırf kahve içmek için bile gidilebilecek kadar güzel kahve içtim burda. Yanında Kahve Dünyası var ve genelde çok dolu oluyor ve insanlar sırada bekliyorlar. Bence sırada beklemek yerine hemen köşesindeki Josefine e gidip bir denemelisiniz.
Ünlüer Gurme (Dragos-Maltepe Sahil Yolu)
Gezgin ve Guru’lar tarafından “kusursuz”, “keyifli” ve “başarılı” gibi sıfatlarla tanımlanmış olan bu mekân özellikle bin bir çeşit açık büfe Pazar Brunch’ıyla beğeni topluyor. 10.00-13.00 saatleri arasında sunulan Brunch’ın kişi başı fiyatı ise 30 TL. (nisan 2010 itibarıyla) Rezervasyonunuzu yaptırmayı unutmayın, bizden söylemesi…
Kahvaltıya Brunch’a.. Özellikle pazar günleri hazırladıkları binbir çeşit açık büfe kahvaltısı ve geç saate kadar sürdürülebilen brunch keyfiyle Anadolu yakasının alternatifsiz en çok çeşit sunan mekanı. Fiyatı da fazla yüksek olmadığından özel bir kahvaltı isteyen herkese öneririm özellikle bahar ve yaz aylarında bahçesi çok keyifli.
Happy Moon’s ( Kadıköy – Bahariye Caddesi , süreyya operası karşısı)
Eğer açık büfe brunch fikri size yorucu geliyorsa, Happy Moon’sun kahvaltısı sizin için güzel bir alternatif olabilir. Önünüze gelen tepsi büyüklüğündeki tabakta yok yok; yumurta, peynir çeşitleri, bal, sucuk, jambon… Üstelik sınırsız çay ikramı da bulunan bu tabağın fiyatı sadece 15 TL. (Ekim 2009 itibarıyla)
En keyifli yemek Ne zaman önünden geçsem içeri girip yemek yemekten vazgeçemeyeceğim tek yer. İçeriye girdiğinizde muhteşem kokular tok karnınızı bile acıktırır. Bol nanali limonatasını da içmenizi şiddetle tavsiye ederim. Yemek olarak da çoğunlukla etli fajitas tercih ederim yanında garnitür olarak getirdikleri mısırı da fajitas yemesem bile mutlaka isterim. Eğer değişik lezzetler arıyorsanız Happy Moon’s bence tam size göre şimdiden afiyet olsun.
Çok lezzetli ve son derece doyurucu porsiyonlar…. Bir GURU olarak Kadıköy’de Happy Moon’s olduğunu bilmiyordum açıkçası ve arkadaşım beni buraya götürdüğünde çok şaşırdım. Dekorasyon şahane. Hem cafe, hem restaurant havasında. Servis elemanları oldukça güler yüzlü ve ilgili. En keyiflisi porsiyonlarının kocaman oluşu ve daha masanıza servis edilir edilmez “bunun hepsini nasıl yerim” fikri…
Çeşidi bol bir menüye sahip. Belki 10 çeşitten fazla hamburger var ve hamburgerleri orta boy veya büyük boy şeklinde hazırlıyorlar. Yemek yemekten büyük keyif alan ve kolay kolay doymayan ben, iyi ki de orta boy hamburger sölemişim diye düşündüm. Porsiyonlar o kadar doyurucu ki büyük boy hamburgeri nasıl bir şeydir hayal bile edemedim.
Özetle Kadıköy’deyseniz ve lezzetli – kalitelli bir şeyler yemek istersesiz kesinlikle Happy Moon’s‘a gidin derim. Not: Menüde fajita da olduğunu gördüm. Henüz denemedim ama hamburgeri son derece lezzetli olan bu mekanın, fajitası da bence iyi olacaktır. En kısa zamanda tarafımdan denenecek.
Piagarden (Beşiktaş – Ulus)
“Ulus’ta, eşsiz boğaz manzarasına ve geniş bir yeşil alana sahip olan Piagarden cennetimsi bir bahçe… Türk ve dünya mutfağından birçok çeşit sunan Piagarden ‘da yapacağın pazar kahvaltısı, yeni haftaya başlamadan önce keyfini yerine getirecek cinsten. Üstelik sen mükellef bir kahvaltı yaparken, köpeğin de parkta diğer kuçularla oynaşmanın tadına varabilir. Şehir ortasında düzgün bir ortamda piknik keyfi yaşamak için tavsiye olunur.” diyen özel üyemiz Mia Posta’ya tavsiyesi için teşekkür eder, Mia Posta’nın diğer tavsiyelerine de göz atmanızı da biz tavsiye ederiz.
Cennet bahçesi İstanbul’un ortasında keşfedilmemiş bir vaha… Ulus’ta, eşsiz boğaz manzarasına ve geniş bir yeşil alana sahip olan Piagarden cennetimsi bir bahçe. Kabul et, sen de tam şu anda orada olmak istedin. Fesleğen ve yasemin kokuları arasında, günün her vakti kendini iyi hissedeceğin bir yer Piagarden. Çiçeklerin, ağaçların arasında oturup kahveni içerken kuş sesleri kulağına çalınıyor. Doğal yaşam, rahat ortam, sıcak insanlar ve tatlı sohbetler için yaratılmış bir mekan. Türk ve dünya mutfağından birçok çeşit sunan Piagarden ‘da yapacağın pazar kahvaltısı, yeni haftaya başlamadan önce keyfini yerine getirecek cinsten. Üstelik sen mükellef bir kahvaltı yaparken, köpeğin de parkta diğer kuçularla oynaşmanın tadına varabilir. Şehir ortasında düzgün bir ortamda piknik keyfi yaşamak için tavsiye olunur.
Kadın eli değmiş kafe gibisi yok
Pita benim için çok özel bir yer. 4 mimar bayanın işlettiği bu mekanın gelişmesinde ve popüler hale gelmesinde bu 4 bayanın da klas, kibar, sevecen bir şekilde işini sevgi ve keyifle yapması, müşterilere olan yaklaşımları ve eleştiriye açık olmaları büyük rol oynadı. Özel pita ekmeği ve peynir ürünleri çok lezzetli,. Her cumartesi veya pazar mutlaka kahvaltıya gittiğim bir yer. Wireless internet de kafenin hizmetleri arasında. Başlıkta dediğim gibi özellikle Türkiye’de kadın eli değen restoran, kafe gibi mekanlara daha olumlu yaklaşıyorum. Eminim ki siz de bu kafeyi işleten çok tatlı 4 bayanı tanıyınca bana hak vereceksiniz. Yolunuz düşsün düşmesin mutlaka Pita‘ya gidin, Kuzguncuk gibi güzel bir semtte çok şirin bir kafemiz var artık .
Savoy Pastanesi ( Sıraselviler Cad. 181/183A Cihangir )
Tatlarına büyük küçük kimsenin karşı koyamayacağı Savoy Pastanesi, Cihangir’in en gözde kahvaltı mekânlarından biri. Herşey çok lezzetli olduğu için kime sorsanız farklı bir şeyi önerecektir. Bize sorarsanız, simit tostlarını denemeden buradan ayrılmayın deriz!
Mis Gibi Simit… Genellikle kahvaltı için tercih ettiğim bir yer. Simitleri çok güzel, arasındaki peynir ve domatesle hele bir de tost makinasında ısıttıklarında tadından yenmiyor… Mekan olarak da çok hoş bir yer, rahat.
Josefine Cafe & Backerei ( Fenerbahce – İstanbul)
Lezzetli ekmekler, güzel kahvaltı, nefis kahve! Bir insan bir kahvaltıdan daha ne isteyebilir’ Geniş kahvaltı seçeneklerine sahip Josefine Cafe farklı ve lezzetli ürünleriyle gerçek bir Alman.
Pita Cafe (Kuzguncuk – Üsküdar)
Komşuluğun hala geçerli bir değer olduğu, sanatçıların semti Kuzguncuk’ta “Hanım eli değmiş” bir kafe… özellikle pita ekmeklerini ve geniş peynir seçeneklerini övmüş.
Ev Huzuru Tek başınıza saatlerce oturup, enfes ev yemeklerini yiyerek, Kuzguncuk’un kendine has halini izleyebileceğiniz, tertemiz harika kahvaltıları olan bir mekan. Özellikle yazın çok sıcak havalarda bile mekan klimasız olmasına rağmen çok serin. Sokağa atılmış yere yakın masalarında pazar kahvaltıları harika oluyor. Mutfakta ne olup bittiğini görebiliyorsunuz. Bu size sanki evde annenizin mutfağında yemeğin hazır olmasını bekliyormuşsunuz hissi veriyor.